6-Alevilik-Bektasilik

67 %
33 %
Information about 6-Alevilik-Bektasilik
Entertainment

Published on March 9, 2014

Author: kocasinanmerkez

Source: authorstream.com

PowerPoint Presentation:  Alevi kelime olarak Hz. Ali’yi seven, sayan ve ona taraftar olan kimseye denir. Bektaşilik, Hacı Bektaş Veli’ye bağlı olan ve onun yolundan gidenlerin oluşturduğu düşüncenin adıdır. Hacı Bektaş Veli, kendisinden sonra gelen birçok kimseye rehberlik yapmış, Alevi-Bektaşiliğin gelişi- minde çok önemli rol oynamış bir şahsiyettir. Hacı Bektaş Veli, Anadolu ve Balkanlarda İslam’ın yayılmasına öncülük etmiş ve buralarda ahlaki ilkelerin yerleşmesine önemli bir katkı sağlamıştır. Alevilik-Bektaşilik düşüncesinde; cem , semah , ağızdan ağza dolaşan deyiş , düvaz ve nefeslerle, Hacı Bektaş Veli’nin tasavvufi düşünceleri dile getirilmiştir. Bunun için de Alevilik-Bektaşilik, iç içe geçmiş tasavvufi bir yorum olarak varlığını günümüze kadar devam ettirmiştir. Alevilik-Bektaşilik düşüncesi, diğer tasavvufi oluşumlar gibi İslam’ın ahlaki prensiplerin in insanlar arasında yaygınlaşmasını amaçlar. Bu ko - nuda Hz. Muhammed ve onun ehl -i beytini kendilerine örnek alır. Alevilik-Bektaşiliğin sevgi ve dostluk yolu olduğunu gösteren temel ahlaki prensipler, buyruklarda şu şekil de dile getirilir: “Yolumuz sevgi ve dost luk üzerine kurulmuştur. Dergâhımızda kışkırtıcı, bozguncu ve karış- tırıcılara yer yoktur. Çekememezlik, kıskançlık, kendini beğenme, kin, inat, arkadan konuşma, dedikodu, başkasını suçlama, iftira, küfür, zulüm, yalan ve cinayet Allah’ın yasak ettiği işlerdir. Bir talip, tüm bu kötülükleri benliğinden uzaklaştırıp yüreğinden silmelidir. Talip, gerekmezse söz söylemez. Kendine ait olmayanı almaz. Görmediğine ‘gördüm’, duymadığına ise ‘duydum’ demez…” Anadolu’ya göç eden Türk boyları arasında birlik ve beraberliğin sağlanmasında, manevi bağların gelişmesinde Hacı Bektaş Veli ve diğer mutasavvıfların büyük katkıları olmuştur. Hacı Bektaş Veli, Ahmet Yesevi’nin manevi ocağında yetişmiş bir Horasan ereni olarak Anadolu’da ahlak, insan sevgisi ve bir arada yaşama kültürünün yaygınlaşmasına öncülük etmiştir. Alevilik - Bektaşilik PowerPoint Presentation:  Cem; toplanmak, bir araya gelmek ve bütünleşmek demektir. Alevilik-Bektaşilikte cem bir araya gelinerek topluca yapılır. Cemler, eskiden dergâhlarda , meydan evi denilen mekânlarda gerçekleştirilirdi. Kentleşmeyle birlikte zamanla cemevi adı verilen mekânlarda gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Cemi dede yönetir. Cemde, kişiler aşkla Allah’a yönelirler. Yüreklerinin Allah sevgisiyle dolmasını sağlarlar. Cemde tevhitler (Lâ ilâhe illallâh ) okunur. Eller göğüslere konarak Hz. Muhammed ve ehl -i beytine salavâtlar getirilir, işlenmiş olan günahlar için tövbe istiğfar edilir. Cem ve Cemevi Okunan gülbenk , dua, on iki imam aşkına söylenen düvaz , deyiş ve nefesler arasında hep bir ağızdan “Allah Allah” denir. Cemevi , cemin yapıldığı yerdir. Bunun yanında cemevi ; tasavvufi sohbetlerin yapıldığı mekân, duruma göre yoksullara aşevi, misafirhane gibi işlevleri de olmuştur. Ayrıca kültür evi olarak da kullanılmaktadır. Alevi-Bektaşiliğe göre cemevinin kapısından girmek, cemin ilk basamağıdır. Cemevine niyaz edilerek girilir. Cemevinin ortasına “ kırklar meydanı ”, meydanın ortasına ise “ dâr meydanı ” denir. Bu meydan, kişiyi amaca ulaştıran “sırat-ı müstakim” (doğru yol) olarak kabul edilir. Cem her zaman yapılmakla birlikte yılın belli zamanlarında da yapılır. Örneğin “düşkünlükten kaldırma cemi”, “dârdan indirme cemi” ve “Abdal Musa cemi” bunlardan bazılarıdır. PowerPoint Presentation:  Alevilik-Bektaşilikte birbiriyle küs olan, bir başkasının hakkını, hukukunu çiğneyen ve herhangi bir kişiye zarar verecek davranışlarda bulunan kimseler “düşkün” sayılır. Bu davranışları işleyen kimseler, genellikle cem sırasında dâr meydanına gelirler ve aralarındaki anlaşmazlıklar dede tarafından giderilmeye çalışılır . Sorunları giderilemeyen kimseler, o sorunun daha sonra çözümlenmesi amacıyla cemevinden çıkarılır. Ceme alınmayan bu kişilere “ yol düşkünü ” denir. Yol düşkünü olan kimseler, problemlerini kendi aralarında çözüp anlaşırlarsa tekrar ceme alınabilmeleri için ayrıca bir erkân (tören) düzenlenir. Düzenlenen bu erkânda, düşkünlükten kaldırılacak olan bu kimseler, dâr meydanında dedelerin huzuruna gelip Kur’an’ın, “…Ey Rabb’imiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımaz-san mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”( A’râf suresi, 23. ayet.) ayetini okurlar. Bunun ardından dede tarafından bu kimselere gerekli uyarı yapılır. Dede, bu kimselerden kurban kesip fakir fukarayı doyurma, ihtiyaç sahiplerine dağıtma veya cemevinin bir ihtiyacını gidermesi gibi isteklerde bulunur. Bu kimseler bundan sonra yol düşkünü olmayacaklarına dair halkın ve Hakk’ın huzurunda söz verirler. Daha sonra da bu kimselerin üzerine bir gülbenk okunarak ceme son verilir. Buna düşkünlükten kaldırma cemi denir. Cem çeşitlerinden biri de dârdan indirme cemidir. Alevilikte, ölen kişi için daha çok “Hakk’a yürüdü” ifadesi kullanılır. Hakk’a yürüyen kişinin tanıdıkları, akraba ve arkadaşları çağrılarak hem halkın huzurunda, hem de dedenin huzurunda ölen kişi adına razılık alınır. Borcu varsa ödenir. Alacağı varsa alınarak yakınına teslim edilir. Sağlığında incittiği kimseler varsa onların razılığı alınır. Kurallar yerine getirildikten sonra yemekler yenilir. Dua ve gülbenkler okunarak dârdan indirme cemi tamamlanmış olur. Abdal Musa cemi ise her yıl, sonbaharda küskünlerin barıştırılması ve birliğin sağlanması amacıyla yapılır. Herhangi bir ocağa veya cemevine bağlı bulunan kimseler, bir araya gelip kurban keserler. Tüm canlar, bu kurban lokmasına maddi katkıda bulunurlar. Yapılan bu birlik ceminde, küskünler barıştırılır ve elde edilen nimetler için Allah’a şükredilir. Buna “Abdal Musa kurbanı” veya “birlik cemi” denir. Hacı Bektaşi Veli Türbesi PowerPoint Presentation:  Üzerinde kul hakkı bulunan bir kimsenin ceme girmesi uygun bulunmaz . Bu sebeple cemin hemen başında dede, taliplere dönerek şu uyarılarda bulunur: Canlar! Hep birlikte cem yapacağız. Yolumuz rıza yoludur. Biz sizi, sizden alıp Hakk’a teslim edeceğiz. Özünüzdeki Hakk’la dâr ve didar olacaksınız. Yüce Allah Kur’an’da, “Şu bir gerçek ki müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.”( Hucurât suresi , 10. ayet ) diye nasihatte bulunuyor. Razılık ve Kul Hakkının Sorulması Yine Kur’an-ı Kerim’de “Ey huzura kavuşmuş insan! Sen ondan razı, o da senden razı olarak Rabb’ine dön. (Seçkin) kullarımın arasına katıl ve cennetime gir!”( Fecr suresi , 27-30. ayetler ) buyurmuştur. Biz de size soruyoruz, birbirinizden razı mısınız? Eğer kul, kuldan razı olursa Allah da ondan razı olur. Aranızda dargın, küskün olanlar ve üzerinde kul hakkı bulunanlar varsa dâr meydanına çıksın ve özünü dâra çeksin. Eğer yoksa “Allah eyvallah” deyiniz. Ardından dede “ Birbirinizden razı mısınız ? Birbirinize haklarınızı helal ediyor musunuz?” diye üç defa sorar. Herhangi bir kul hakkı varsa hak sahibine iade edilir ve helallik alınır. PowerPoint Presentation:  Alevilikte on iki hizmet, cem esnasında on iki kişi tarafından belirli bir düzen ve kurallar çerçevesinde yapılır. On iki hizmet; dede, rehber, gözcü, çerağcı , zakir , ferraş , sakka , sofracı, pervane, peyikçi , iznikçi ve bekçi adı verilen kişiler tarafından yerine getirilir. Dede: Cemi yönetir. Rehber: Cemde yapılanlara ve ceme katılanlara yardımcı olur. Dedenin en yakın yardımcısıdır. Dedenin olmadığı zamanlarda onun yerine cemleri idare eder. Gözcü: Rehberin yardımcısıdır. Cemde düzeni ve sükûneti sağlar. Çerağcı (Delilci): Cemin başlangıcında çerağları uyandırır. Zakir (Âşık): Cem esnasında tevhit, düvaz imam, mersiye ve miraçlamayı bağlama eşleğinde okur. Ferraş (Süpürgeci): Cem yapılacak yerin temizliğinden sorumludur. On iki Hizmet Sakka : İbriktar da denir. Cem sırasında el suyu döker. Sofracı: Kurbancı veya lokmacı da denir. Kurban ve yemek işlerine bakar. Pervane (Semahçı): Semaha öncülük eder. Peyikçi (Haberci): Cemin yapılacağını insanlara duyurmakla görevlidir. İznikçi (Meydancı): Cemin yapıldığı yerin düzenini sağlar. Bekçi (Kapıcı): Cemin ve ceme gelenlerin güvenliğini sağlar. PowerPoint Presentation:  Semah, okunan ilahilerin eşliğinde , dil, ırk ve cinsiyet ayrımı olmaksızın ellerini göğe doğru kaldırarak Hakk’ın tek oldu- ğunu zikret mektir . Semah sırasındaki hareketlerin değişik anlamları bulunmak-tadır. Semahın; nefsin, bencilliğin, menfa- atçiliğin , ikiyüzlülüğün ve yaşama dair tüm kötülüklerin anlamsızlığını görüp Hak’tan alıp halka vermek , paylaşmak gibi farklı anlamları vardır. Semah Semah dönenler, dedenin oturduğu bölüme sırtlarını dönmezler. Bu bölüme geldikleri zaman yüzleri çerağa dönük ve boyunları hafif bükük geçerler. Semah, Alevi-Bektaşi cemlerinde ceme katılanların manevi coşku hâlinde kendilerinden geçe- rek ilahî bir aşkla ayakta dönmeleridir . Alevi-Bektaşiler, evrende bulunan her şeyin döndüğünden hareketle Allah’a olan aşk ve sevgileri ni semahla ifade ederler. PowerPoint Presentation:  Musahiplik ( Yol Kardeşliği) Alevilik-Bektaşilikte musahiplik (yol kardeşliği) çok önemlidir. Musahiplik, Hz Peygamber döneminde sahabe arasında yaşanan birlik, beraberlik, kardeşlik ve dayanışmanın günümüze taşınmasıdır. Hz. Peygamber, Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonra, inananları birbirine kaynaştırmak ve sosyal dayanışmayı sağlamak amacıyla her Mekkeli muhaciri, bir Medineli ensar ile kardeş yapmıştır. Bu kimseler, öz kardeş gibi evlerini bölüşmüşler, beraber yemiş, beraber çalışmışlardır. Hz. Peygamber, “Ey Ali! Sen dünyada da ahirette de benim kardeşimsin.” Tirmizî, Menakıb , 20 buyurarak Hz. Ali’yi de kendisine kardeş yapmıştır. İşte bu kardeşlik anlayışı,Alevi-Bektaşi geleneğine musahiplik şeklinde yansımıştır. Musahiplik, evli olan iki kişinin aileleriyle birlikte dedenin huzurunda kurban keserek hayat boyu “yol kardeşi” olmaya söz vermesine denir. Musahipliğin temeli dayanışma ve paylaşmadır. Medineli Müslümanlar nasıl evlerini, işlerini, tarlalarını, bağ ve bahçelerini Mekke’den göç eden Müslümanlarla paylaştılarsa musahipler de bütün varlıklarını yol kardeşleriyle paylaşırlar. Erkanname 1, s. 162 Musahip olan kişilere şöyle öğüt verilir: “Evlatlarım! Siz musahip oldunuz. Başta musahip, musahibin-den malını esirgemeyecek. Yalan söylememek, haram yememek, zina yapmamak, dedikodu etmemek, elinle koymadığını almamak, gözünle görmediğini gördüm dememek, kimseyi incitmemek gerek. Tüm bu dediklerimi yapacaksınız. Nefsinize uymayın, yolunuzdan azmayın. Çiğ (haram) lokma yemeyin. Malı mala, canı cana katın. Hâlinize hâldeş , yolunuza yoldaş olun.” Buyruk, s. 57, 58 Musahip olan kişi yılda bir defa dedenin huzuruna gelir. Verdiği sözleri yerine getirip getirmediği halkın ve Hakk’ın huzurunda kendisine sorulur. Cevaplar alındıktan sonra orada bulunan halktan helallik alınır. Buna da “görgü cemi” denir. Musahiplik ( Yol Kardeşliği) PowerPoint Presentation:  Alevilik-Bektaşilikte ibadetin temeli duadır. İnsan, günlük hayatta maddi ve manevi sorunlarla karşılaşabilir. O vakit bir kurtarıcı ve çıkış yolu aramaya başlar. Aklına ilk gelen ise Yüce Allah olur. Çünkü insanoğlunun sığınabileceği tek güç odur. Tüm duygularını, dileklerini ona açar, dua etmeye ve ondan yardım dilemeye başlar. Bu yalvarış ve yakarış, insana huzur verir, onu rahatlatır. Alevilik-Bektaşilikte dua, “ gülbenk ” olarak isimlendirilir. Gülbenk kelimesi, sözlükte; gül sesi, bülbül şakıması anlamlarına gelmektedir. Gülbenklerde cümleler, kısa ve ahenklidir. Gülbenk ; Allah’a sığınma, yalvarma ve ondan af dilemedir. Genellikle kişi ve toplumu ilgilendiren, dinî ve ahlaki hemen her konuda bir gülbenk bulunmaktadır. Alevilik-Bektaşilikte insanlar, bireysel olarak kendi içinden geldiği gibi Allah’a dua ederler. Bu yalvarış, kul ile Allah arasındadır. Cemevlerinde ise genellikle dedelerin öncülüğünde dua edilir. Dede tarafından okunan gülbenki dinleyenler, “Allah Allah” diyerek duaya katılırlar. Dua ve gülbenklerin sonundaki “Allah Allah!” sözü “Allah’ım duamızı kabul et, hakkımızda hayırlı olanı nasip et!” anlamında söylenir. Örneğin bir duada şöyle denilir: “ Bismişah Allah Allah! Vakitler hayrola, hayırlar feth ola. Şerler def ola. Yüce Allah dildeki dileklerimize, gönüldeki muratlarımıza vasıl eyleye. Milletimizin, devletimizin varlığını, birliğini, dirliğini sonsuz eyleye. Yüce Allah dualarımızı dergâh-ı izzetinde kabul eyleye…” Dede, Kur’an ayetlerini okurken besmeleyle (Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla) başlarlar. Gülbenk ve dualara ise “ Bismişah Allah Allah! ” (Allah’ın adıyla) diyerek başlarlar. Bir dua ifadesi olan salavat da Alevilik-Bektaşilikte önemli bir yer tutar. Yüce Yaradan Kur’an’da, “Allah ve melekleri, Peygambere salat ederler. Ey müminler! Siz de ona salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin”1 buyurur. Bu ayetin içerisinde geçen salavat sözü, “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âl -i seyyidinâ Muhammed” şeklinde söylenir. “Allah’ım! Efendimiz Hz. Muhammed’e ve onun ehl -i beytine rahmet et!” anlamına gelir. Yüce Allah, bu ayetle bütün müminlerden Hz. Peygambere ve onun ehl -i beytine salat ve selam etmelerini istemektedir. Alevilik-Bektaşilikte tüm ibadetlerde bu şekilde salavat getirilir. Dua ve Gülbenkler PowerPoint Presentation:  Alevilik-Bektaşilikte çok önem verilen Hızır orucu genellikle Şubat ayının 13, 14 ve 15. günlerinde tutulur. Bu oruç, şu olaya dayandırılır: Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin bir gün hastalanır. Hz. Fatıma , üzgün bir durumda babasına gider ve bu durumu bildirir. Allah Resulü, torunları- nın şifa bulması için dua eder ve iyileşmeleri hâlin- de kızı Fatıma ve damadı Hz. Ali’ye üç gün oruç tut- malarını tavsiye eder. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in iyileşmesi üzerine Hz. Ali, Hz. Fatıma ve çocukların hizmetinde bulunan Fıdda , üç gün adak orucuna niyet ederler. İlk günün akşamı oruçlarını açmak üzere iken bir yoksul gelerek onlardan yiyecek ister. Yiyeceklerini yoksula ve- rirler . İkinci günü yetime, üçüncü günü de yiyeceklerini kapılarına gelen esire vererek, üç gün su ve tuzla oruçlarını açarlar . Üçüncü günün sonunda Peygamber Efendimiz, Hz. Ali’ye, “Orucunuz nasıl geçti ya Ali?” diye sorar. Hz. Ali de “Size malum ey Allah’ın Elçisi” der. O vakit Peygamberimiz, “Üç gün peş peşe kapınıza gelen kimse Hazreti Hızır idi. Yüce Allah, sizin sabrınızı sınamak üzere, Hızır’ı görevlendirmişti.” buyururlar. Hz. Ali ve Hz. Fatıma başta olmak üzere, Ehl -i beyt ailesinin tutmuş oldukları bu üç günlük oruç, onların yolundan gidenlere de örnek olmuştur. Alevi-Bektaşiler, Ehl -i beyt , Hızır aşkı ve Allah rızası için bu üç günlük orucu tutarlar ve arkasından da cemevinde toplanarak tutulan oruçların ve kesilen kurbanların kabulü için Allah’a dua ve niyazda bulunurlar. Hızır Orucu Sunuyu İzlediğiniz İçin Teşekkür Ederim.: Sunuyu İzlediğiniz İçin Teşekkür Ederim. Hazırlayan ve Sunan: Sezai Dönmez Din K. ve Ahlâk Bilgisi Öğretmeni

Add a comment

Related presentations

Related pages

Arama.com Türkiye'nin arama motoru

6) Alevilik-bektasilik arastirmalari sitesi - Bu site internetteki en kapsamlı alevilik arastırmaları sitesidir. (421684 hit) URL: http ...
Read more

ORTAOKUL

Dosyaları üye olmadan indirebilirsiniz... Teog 8.Sinif yaprak test serisi toplam 25 test 530 soru : 7937: 2014-2015 5.sinif Din Kulturu yazilisi : 6565 ...
Read more

ORTAOKUL

Dosyaları üye olmadan indirebilirsiniz... Teog 8.Sinif yaprak test serisi toplam 25 test 530 soru : 7194: 2014-2015 5.sinif Din Kulturu yazilisi : 6551 ...
Read more